KOÇ Holding fikri haklar stratejisini oluşturarak, bu çalışmayı gerçekleştiren ilk kuruluş oldu.

 

Koç Holding Rekabet ve Fikri Haklar Koordinatörü Murat Peksavaş, ”Fikri haklar sistemi rekabet avantajını sürdürülebilir hale getiriyor. Koç Holding yönetiminin konuya verdiği önem ve vizyonu sayesinde Türkiye’de fikri haklar stratejisini oluşturan ilk şirketiz” dedi.

 

”Türkiye’nin ve bölgenin en büyük fikri haklar portföyü”

 

Son 10 yıldır Koç Topluluğu’nun fikri haklar konusundaki faaliyetlerinin belirli bir sistem içerisinde ve belli teamüllere uygun olarak yönetildiğini anımsatan Peksavaş, ”2012 yılında bunları ilk kez yazılı hale getirdik ve Koç Holding Fikri Haklar Stratejisini oluşturduk.  Önümüzdeki günlerde yayınlanacak 2012 yılı faaliyet raporumuza da Koç Holding Fikri Haklar Stratejisi’ni ekledik. Holding üst yönetiminin bu konuya verdiği önem ve vizyonu sayesinde bu işi Türkiye’de başaran ilk şirketiz. Sahip olduğumuz fikri haklar portföyü, 2 bin 300’ün üzerinde patent, 6 binin üzerinde marka, 600’ün üzerinde tasarım ve 3 binin üzerinde internet alan adından oluşuyor. Bu portföy, Türkiye’nin ve bölgenin en büyük fikri haklar portföyüdür” ifadelerini kullandı.

 
Koç Holding çatısı altında 2001 yılında başlayan fikri haklar alanındaki çalışmalarının 2010 yılında Fikri Haklar Yönetimi Projesi’ne dönüştüğüne dikkati çeken ve Koç Holding’in Fikri Haklar Stratejisi’nin temelinin bu projenin oluşturduğunu vurgulayan Peksavaş, şunları kaydetti:

 
”Fikri Haklar Yönetimi Projesi, bir şirketler topluluğunda fikri hakların yönetilmesi konusunda dünyadaki en özgün uygulamalardandır. Bu proje kapsamındaki şirketlerimiz, Türkiye’de fikri haklar alanında ilk kez yapılan birçok faaliyeti hayata geçiriyor ve başarılı sonuçlar elde ediyor.Topluluk olarak fikri haklar alanında, hem yönetim biçimimiz hem de portföyümüzle, faaliyet gösterdiğimiz diğer alanlarda olduğu gibi, fark yaratmış ve birçok ilke imza atmış durumdayız.”

 

 

Murat Peksavaş, Fikri Haklar Yönetimi Projesi’nin amacının Topluluk şirketlerinde kendi fikri haklarını kendi başlarına yönetebilme ve bunu uluslararası standartlarda yapma yeteneğini kazandırmak olduğunu belirtti.
2010 yılından bu yana proje kapsamına 8 şirketin dahil olduğu bilgisini veren Peksavaş, ”Faaliyet gösterdikleri sektör dolayısıyla ‘patent çıkması zor’ denilen, Yapı Kredi, TÜPRAŞ ve Koç Sistem gibi şirketlerimiz patent başvuruları yapmaya başladı. Şirketlerin sahip oldukları fikri haklar portföyleri iş hedefleri dikkate alınarak gözden geçirilmeye başlandı. Bu sayede tasarruflar sağlanıyor. Bazı şirketlerimiz lisanslanabilir patentlerden gelir yaratma imkânları üzerinde çalışıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Leave a Reply