Marka Tescil Sınıfları

Firmalar kendilerine ait markaları tescil ederek bu markaların taklit edilmesinin önüne geçerler. Marka değeri oluştururlar. Bu değerin alınır satılır ve miras bırakılabilir bir hal almasını sağlar. Bu şekilde işletmelerin asli kuruluş prensiplerinden biri olan işletmenin de bir ürün olduğu prensibini unutmaz, bunun yanında da markalarının değerleri muhafaza edilir.

Marka tescil sınıfları tescil işlemlerinde öncelikle belirlenmelidir. Bu sınıflandırma doğru bir biçimde yapılmazsa marka tescili gerçekleşmez. Bu yüzden marka tescil sınıfları belirleme işlemini uzman bir vekil aracılığıyla yapmak gerekir. Marka tescil sınıfları 45 sınıfta 317 tane olarak Türk Patent Enstitüsü tarafından açıklanmıştır. Bu açıklama doğrultusunda kişiler başvuru aşaması öncesinde sınflarını belirler ve başvurularında iletirler.

Marka tescili öncesinde yapılan sınıflandırmalar hemen her sektörü kapsamaktadır. Bunlar arasında ev ve kırtasiye amaçlı olmayan yapıştırıcılardan çeşitli kimyasallara kadar pek çok sınıf bulunmaktadır. Kimi sınıflar tek içerik barındırırken kimi sınıflar da yirmiye yakın içerik barındırmaktadır. Bu sınıfların belirlenişinde her hangi bir sektörel tasnif söz konusu değildir.

Marka tescili çağımızın en önemli konularından biridir. Bilginin alınıp satılır bir meta haline gelmiş olması en fazla bu alanlarda ortaya çıkmaktadır. Bir markanın satışı aslında tescil edilen bir işletmenin satışından ibarettir. Yani kanunen bir kaç dosyadan başka bir şey olmayan markalar çok yüksek meblağlarla alıcı bulmaktadır. Bu durum da aslında kanunen oluşturulan bir kaç dosyanın piyasada kendi değeriyle değerlenmesi sonucunda kişileri zengin edebileceğini ortaya koymaktadır.

Her şart ve koşulda tescil işlemi riski minimize eder. Eğer marka piyasada bilinen ve tutulan bir marka olacaksa önce tescil edilmesi suistimallerin önüne geçecektir. Markanın piyasada tutmaması da bir risk faktörüdür. Ancak her girişimcinin bu riski alması gerekir.

Leave a Reply