Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün Ar-Ge ve İnovasyon faaliyetlerinin arttırılması için girişimciliğin desteklenmesini ve yüksek Üniversitelerle sanayinin iş birliği yapmasını belirtti.

 

Ergün, Şubat ayına ait sanayi üretim endeksini değerlendirdiği yazılı açıklamasında, 2013 yılı Şubat ayında sanayi üretiminin bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,6, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4,4 arttığını kaydetti.

 

Geçen yıldan farklı olarak iç tüketimin de büyümeye olumlu yönde katkı vereceğini ifade eden Ergün, 2012 yılının ortalarında başlayan kredi maliyetlerindeki düşüşün etkisinin gelecek aylarda iç talebe yansıyacağını bildirdi. Ergün, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

“Ayrıca, geçen yıl ertelenen yatırım ve tüketim talebi önümüzdeki aylarda iç talep kanalıyla büyümeye yansıyacaktır. Bütün bunlara ek olarak ihracatın büyümeye devam edeceğini de göz önüne aldığımızda Orta Vadeli Programda yer alan yüzde 4’lük büyüme öngörüsünün rahatlıkla yakalanacağını söyleyebiliriz. Nitekim Türkiye’nin oturduğu yeni büyüme patikası hem kırılganlıkların azaldığı hem de Türkiye’nin uzun vadeli ve istikrarlı büyüdüğü bir patikadır. Böylelikle Türkiye hem iç hem de dış krizlere karşı dayanıklılığını artırabilmiştir. Tüm dünyadan yatırımcıların dikkatini çekmektedir.”

 

Bakan Ergün, gelinen noktada Avro Bölgesinin yüzde 12 gibi tarihinin en yüksek işsizlik oranlarıyla, bankacılık krizleri, kamu borç krizleriyle uğraşırken Türkiye’nin tüm bu konularda sağlam durabilmesinin proaktif ve riskleri iyi değerlendiren, gerekli önlemleri zamanında alabilen bir ekonomi yönetiminin sonucu olduğuna dikkati çekti.

 

Bakan Ergün Ar-Ge, İnovasyon ve Markalaşma için ise şu sözleri dile getirdi;

 

“Türkiye işlerin iyi gittiği zamanda radikal önlemleri alabilmiş, dolayısıyla işlerin bozulduğu dönemde dayanıklılığını artırmıştır. Bu açıdan bakıldığında Avro Bölgesi ülkelerinin Türkiye’den alacakları çok ders vardır. Türkiye yapısal önlemleri almaya, sistemde gerektiğinde iyileştirmeler yapmaya ve bunları kararlılıkla uygulamaya hala devam etmektedir. Türkiye’nin uzun vadede önünü açacak en önemli mesele daha yüksek katma değerli ürünlerin üretilmesi ve Türkiye’nin rekabetçiliğinin artırılmasıdır. Bunun için Bakanlık olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerinin artırılması, girişimciliğin desteklenmesi ve yüksek Üniversitelerle sanayinin işbirliği yapması, markalaşma konuları şu anda en çok ilgilendiğimiz konulardır. Bakanlık olarak, bu alanlarındaki desteklerimiz her geçen gün artıyor. Önümüzdeki dönemde Ar-Ge’ye, inovasyona dayalı iş fikirlerinin arttığı ve Türkiye’de ana gündemin bu fikirlerin ve buradan çıkan yaratıcı projelerin olduğu bir iklime sahip olacağız.”

Leave a Reply