Higgs parçacığının bulunması amacıyla yapılan deneylerde elde edilen verilerin depolanması ve işlenmesi için kullanılan yazılım, gelecekte sağlık, astrofizik ve daha pek ok alandaki araştırmalarda kullanılabilecek.

 

Evren Anlayışımız Değişim Üzerinedir…

 

CERN’ de yapılan ATLAS ve CMS deneylerinde görevli bilim adamları, geçtiğimiz aylarda, uzun zamandır sürmekte olan tanrı parçacığı ismiyle anılan Higgsbozonuylailgili en son varılan sonuçların kuvvetle muhtemel Higgsbozonu olabilecek yeni bir atomaltı parçacığın varlığını gösterir nitelikte olduğunu açıkladılar. 126 gigaelektronvolt (GeV) kütle bölgesinde keşfedilen yeni parçacığın uzun zamandır aranan ‘Tanrı Parçacığı’ olduğu düşünülüyor.

 
Deneyler;  2011 yılından beri Large Hadron Collider (LHC) dan elde edilen trilyonlarca proton-proton çarpışma deneyinin sonuçları ve konu ile ilgili edinilmiş patent dökümanları titizlikle analiz edilerek yeni bir atomaltı parçacığın var olabileceği sonucuna varmışlardır. Parçacık fiziğinin standart modeli,  Higgs bozonunun LHC deneylerinden sonra dedekte edilen farklı parçacıklara bozunacağını öngörmektedir.

 
Parçacık fizikçilerinin , bir deneyin sonucunun kesinliğini ispatlamada kullandığı 5 sigma yöntemi kullanılarak,  ATLAS ve CMS deneylerinin her ikisinin de kayda değer sonuçlar verdiği belirlenmiştir. Bu yönteme göre;  1 sigma sonucun rastgele olabileceğini gösterirken 3 sigma bir buluş olarak nitelendirilir ve 5 sigma alınacak bir icattır. Elde edilen bu sonuçlar başlangıç niteliğinde olup hala analiz edilmeye devam edilmektedir.

 
İnsanlık tarihi için çok önemli olacak tüm bu sonuçların elde edilebilmesi için toplanan verilerin işlendiği yazılımın, çeşitli dallarda çalışmalarını sürdüren bilim adamlarının da hizmetine sunulacağı açıklandı.

 
ATLAS deneyleri sonucunda elde edilen verilerin analizinde kullanılan yazılımlar, 100 işlem merkezinde işleniyor.  PanDA yazılı işlem merkezleri,  50 petabayt ya da 50 milyon gigabayt boyutunda verilerin düzenlenmesi için çalışmalarını sürdürüyor.  Bu işlem merkezleri, ağ aracılığıyla birbirine bağlanıp, Large Hadron Collider’ da sürekli olarak gerçekleştirilen parçacık çarpışmalarının sonuçlarını an be an kaydedip, sonuçların etkin bir şekilde değerlendirilmesine olanak veriyor. LHC deneyinde saniyede yaklaşık 40 milyon olay gerçekleşmesine rağmen,  herhangi bir sekteye uğramadan verileri işleyebilen bu yazılımın bir yıl içerisinde evrensel bir boyuta ulaştırılıp tüm alanlarda kullanılıp,  insanlık tarihini değiştirecek yeni buluşların ve patentlerin doğmasına yardımcı olacağı düşünülüyor.

 

 
Çok sayıda patente sahip CERN,  her gün yeni çalışmalarını patent ile koruyarak, teknolojiyi ve bilimi geliştirmek adına sağlam adımlar atmaya devam ediyor. Türkiye’ nin en iyi patent şirketlerinden biri olan Efor Patent’ in Genel Müdürü Savaş Gümüş : “ Alınan patentlerin sadece %1’ i tamamen yeni buluştur, %99’ var olan buluşların geliştirmeleridir.  Buluşlarınız icat niteliği taşımasa dahi onları tescillediğiniz takdirde yeni bir buluşun basamağını oluşturup,  bilim,  teknoloji ve endüstriye katkıda bulunup ülkenize katma değer sağlayabilirsiniz.”  diyerek patent tescilinin önemine bir kez daha değindi.

Leave a Reply