Marka Patent Tasarım Tescil Başvuruları Artıyor

Türk Patent ve Marka Kurumu’na haziran ayı itibari ile 53.436’sı yerli, 6.902’si yabancı olmak üzere toplam 60.338 marka başvurusu yapıldı.
Bu oranlara göre son 6 ayda marka ve tescil başvurusunda bulunanların sayısında artış yaşandığı tespit edildi.

2018 yılının ilk yarısında, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yerli marka başvuruları %3,5, toplam marka başvuruları %2,2 ve yerli patent başvuruları ise %8,4 artış gösterdi.

Sınai mülkiyet verileri derlendiğinde ise TÜRKPATENT’e yapılan patent başvurularında toplam sayının Haziran ayının sonu itibariyle 7 bin 860 olduğu belirlenirken, bu sayının 2 bin 838 tanesinin yerli, 5 bin 22 tanesinin ise yabancı olduğu belirlendi.

TURKPATENT kurumuna yerli marka başvurusunda bulunanların yüzde 88,6 oranında olduğu gözlemlendi. Bu senenin ilk altı aylık döneminde ise geçtiğimiz yılın aynı dönemlerine kıyasla yerli marka başvurularında yüzde 3,5 toplam marka başvurularında ise yüzde 2,2 yükseliş kaydedilirken, bu dönem içerisinde bin 395 tanesi yerli olmak üzere 429 adet faydalı model başvurusunda bulunuldu. Yerli ve faydalı model başvurularındaki oranın ise yüzde 97,6 olduğu öğrenildi. Yine Haziran ayından itibaren tescil başvurusunda bulunan markaların 39 bin 989 tanesinin yerli olduğu bilgisine ulaşılırken, kuruma yeni coğrafi işaret başvurusunda bulunanların sayısının ise 125 olduğu öğrenildi.

Yine Haziran ayından itibaren tescil başvurusunda bulunan markaların 39 bin 989 tanesinin yerli olduğu bilgisine ulaşılırken, kuruma yeni coğrafi işaret başvurusunda bulunanların sayısının ise 125 olduğu öğrenildi.

Bu rakamlara dönüp tekrar baktığımızda eleştirdiğimiz nokta her ne kadar patent konusunda belli bir oranda artış yaşanmış olsa da Türkiye’nin bulunduğu konumdan daha fazlası olabilmek için üretim ve daha çok yatırım yapması gerekiyor. Özellikle ülkemizde son zamanlarda AR-GE konusunda yapılan ataklar yavaş yavaş sonuçlarını gösteriyor ama belirlenen hedeflere bu hız ile yetişebilmek oldukça zor gözüküyor. İhracat odaklı bir büyüme modeline ağırlık vererek, ihracat ürünlerimizin kilogram bazında değerini en azından iki katına yükseltmeliyiz. Bunun en iyi yolu da teknolojiye ve Ar-Ge’ye yatırımdan geçiyor. Teknoloji üretmek yerine satın almayı tercih edersek maalesef ne orta gelir tuzağını aşabiliriz ne de ekonomide karar verici ülkelerin arasına girebiliriz.

EFOR PATENT | Tescilleyin Sizin Olsun