Genel olarak Fikri Mülkiyet Hakları; Fikri çaba ve zekânın ürünlerini devlet otoritesiyle korumayı hedefleyen hak iken,

 

Sınaî Mülkiyet Hakları ise, hak sahibi kişilere belirli sürelerle bir haktan yararlanma konusunda tekel hakkı verecek bu hakların ihlalini, izinsiz kullanımını veya ithalatını engelleme, ihlallere karşı dava açma yetkisi vermektedir. Bu nedenle sınaî mülkiyet hakkı sahibi piyasadaki diğer kişilerin rekabetinden korunmaktadır.

 

Sınaî mülkiyet haklarının tarihsel gelişimi patent, marka ve endüstriyel tasarım haklarının korunması ile alakalıdır. Ayrıca sinai mülkiyet haklarının temeli eski çağlara kadar uzanır.

 

Gelişmiş ülkelerde teknolojinin gelişmesi amacıyla çeşitli iktisadi teşvik mekanizmaları geliştirilmiştir ve bunu sağlamak için de devlet müdahalesine başvurulmuştur. Tarihsel süreç içerisinde sınaî mülkiyet haklarının korunması amacıyla ilk olarak 1443 yılında Venedik’te adımlar atılmıştır, ardından ilk patent kanunu da 1474 yılında Venedik’te uygulamaya konulmuştur.

 

Büyük buluşların ortaya çıkarılması için çok uzun bir zaman ve çok büyük maliyetler gerekmektedir. Bu maliyetli çalışmaların en riskli yönü ise taklit edilmesidir. Ayrıca büyük emeklerin de harcandığı buluşların taklit edilebilmesi kopya ile çoğaltılabilmesi gayet mümkündür ve kolayca gerçekleştirilebilir. Bu yüzden buluş sahiplerine birtakım haklar sağlandığı sürece buluş yapmanın mantıklı bir anlamı olur. Buluşların teşvik edici olmalarının sağlanması buluş sahibinin haklarını korumak adına sınaî mülkiyet haklarının korunması oldukça önemlidir.

 

Etkin şekilde sınaî mülkiyet haklarının korunduğu toplumlarda yenilikler ortaya çıkar, sanai ve ekonomi gelişir. Toplumun hatta ülkenin kalkınmasında önemli bir rol oynar.

 

Büyük harcamaların yapıldığı buluşların korunması gelişmişlik açısından önemli olup markaların piyasa ekonomisine katkıda bulunması mal ve hizmetlerinin kaynağını gösterecek bir işletmenin ayırt edici olması yönünde etkin bir işlev olmaktadır. Markaların işlevlerini uygulayabilmeleri için marka sahibinin izni dışında ve markanın ayırt edici niteliğini zedeleyici şekilde kullanımını yasaklamakta ve marka sahibine bu amaca yönelik hak ve yetkiler vermektedir. Buluş sahibinin buluşuna patent alması hem emeğe saygı hem tekniği geliştirmek adına önemli konuları içermektedir.

 

Sınai mülkiyet haklarına verilen önem dünyadaki gelişmelere paralel olarak artmaktadır. Teknolojinin hızlı bir şekilde gelişmesi ve ilerlemesinden dolayı tek bir pazar haline gelen dünya sınai mülkiyet hakları sınırlarını aşmış global koruma ihtiyacına sahiptir. Bu yüzden sınai mülkiyet haklarının korunması teknolojik gelişmenin en önemli unsurlarından biridir.

Leave a Reply