Tekstil, hazır giyim markaları ve deri sektörleri, milli gelirden aldığı pay, sağladığı istihdam ve yüksek ihracat potansiyeli ile ülke ekonomisinin lokomotif sektörlerindendir.

Birlikte değerlendirildiğinde halen en çok dış ticaret fazlası veren bu sektörler, oluşturduğu istihdam ile işsizliğin azalmasına ve toplumun refahına çok ciddi düzeyde katkılar sağlamaktadır. Üç sektör ülkenin gayri safi yurtiçi hasılasının (GSYH’sının) %10’undan fazlasını ve imalat sanayinde yaratılan katma değerin %16’sını sağlamaktadır. Sektörler ürün kalitesi, moda ve trendleri belirleme gücüne sahip tasarımları ve yüksek teknolojisi itibarıyla dünyada önemli bir yere sahiptir.

Türkiye’de ise Gayrisafi Yurtiçi Ar-Ge Harcaması 2011 yılında bir önceki yıla göre % 20,4 artarak 11.154 milyon TL olarak hesaplanmıştır (TÜİK). 2011 yılında GSMH’nın içinde Yurtiçi Ar-Ge Harcamalarının payı %1,11 olarak gerçekleşmiştir. Hem ülkemiz 2023 hedeflerinde, hem Avrupa 2020 Stratejisi hedeflerinde bu oran %3 olarak belirlenmiştir. TÜİK’in son yayımladığı 2011 yılı verilerine göre imalat sanayi içinde Ar-Ge harcamalarının oranı tekstil sektöründe %3,12, hazır giyimde %0,52, deri ve deri ürünleri sektöründe ise %0,1oranında gerçekleşmiştir.

İmalat sanayinde çalışan Ar-Ge personeli sayısı bakımından yapılan değerlendirmede tekstilde %2,65, hazır giyimde %0,68, deri ve deri ürünleri sektöründe ise %0,14 oranında Ar-Ge personeli istihdamı sağlandığı görülmektedir. Sektörlerin kayıtlı istihdam oranları dikkate alındığında Ar-Ge personeli açısından bu oranların düşük kaldığı görülmektedir.

Çok güçlü bağlantıları olan bu sektörlerdeki gelişmeler tüm ülke ekonomimizi etkilemektedir. Küresel rekabet koşulları altında ve rakip ülkelerin sektörlere tanıdığı olumlu katkılar göz önünde bulundurulduğunda, bu sektörlerdeki rekabet gücümüzün sürdürülmesi büyük önem taşımaktadır.

AB ’ye fason üretim yaparak başladıkları küresel pazarda sektörler, son dönemde, katma değeri yüksek, yenilikçi, bilgi ve ileri teknoloji içeren ürün ve hizmet sunumları ile organizasyon ve ihracat kapasitesi yüksek sanayiler olmayı hedeflemektedir.

Bu hedefler doğrultusunda bu üç sektör tasarım, moda, Ar-Ge ve İnovasyona fokuslanmalı, küresel rekabette, dünya arenasında diğer gelişmiş ülkelerden geri kalmamalıdır. Hatta bu hususlarda seferberlik başlatılmalı, zirveler, uluslar arası konferanslar, kongreler tertip edilmeli, eğitimler düzenlenmeli, hibe ve destekler yaygınlaştırılmalı ve kolaylaştırılmalı ve bu bilinç tüm sektörde oluşturulmalıdır. Sektör, sorunlarının çözümü için ayrıca devlette kapı kapı dolaşmaktan sıkılmıştır. Muhatap bir bakanlık veya müsteşarlık kurulması sektörün en ciddi ihtiyaçlarından biridir. Hükümetin bu konuda atacağı bir adım dahi sektöre son derece olumlu yansıyacaktır.

Leave a Reply