Türkiye’de ekonomik gelişmeye paralel satın alma gücünün artması Markalaşmayı hızlandırıyor. Başta alışveriş merkezleri olmak üzere modern perakende sektöründeki hızlı genişleme Markalaşma sürecini destekler konumda yer alırken, Birleşmiş Markalar Derneği Başkanı Yılmaz YILMAZ Türkiye’nin uluslar arası Markalaşma sürecine dair dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

 

Türkiye’de markalaşma süreci 2. Dünya Savaşı’ndan sonra başladı. Bu süreç 1980’lerde özellikle hazır giyim ve tekstil sektörlerinde ivme kazandı. Bu aynı zamanda perakendeciliğin öneminin de arttığı yıllardır.

 

1990’larda alışveriş merkezlerinin açılışıyla birlikte markalaşma sürecinde en hızlı döneme girildi. İstanbul başta olmak üzere tüm Türkiye’de açılan AVM’ler sayesinde markalaşmanın da önemi arttı.

 

1990’ların sonu ve 2000’li yılların başında, sadece Türkiye’de marka olmak artık Türk firmalarına yetmemeye başladı. Yurtdışına açılmak gerektiği anlaşıldı. İşte bu noktada, özel sektör firmalarına devlet desteği gerekti. Söz konusu dönem aynı zamanda Türkiye’nin kronik sorunu olan krizlerin de yaşandığı yıllar olarak göze çarpmaktadır.

 

Bu noktada, devletin Turquality projesini devreye sokmasıyla yurtdışında mağazalaşma ve uluslararası marka olma çalışmaları özel bir ivme kazandı. Devletin markalı ürünlere ve markalaşma yolundaki firmalara sağladığı teşvikler birçok firmamızın yurtdışına açılmasının da yolunu açtı.

 

Markalaşma sürecinin var olmasını ve gelişmesini sağlayan temel unsurlar bulunmaktadır. Bu temel unsurlar; yaratıcılık kapasitesi, insan kaynakları, bilgi ve teknoloji alt yapısı, sosyo-kültürel çevre ve toplumsal yapı, şirketlerin markalaşma isteği ve kapasitesi, üretim-tedarik ve organizasyon alt yapısı, dışarıdan alınan hizmetlerin varlığı, finansman olanakları, fikri mülkiyet haklarının varlığı ile tüketici bilinci ve duyarlılığıdır. Bu unsurların eksik veya yetersiz olması markalaşmada istenilen başarı ve değerin yaratılmasını engellemektedir.

 

Markalaşma sürecinde modern perakende pazarların varlığı büyük önem taşımaktadır. Avrupa’da hızlı tüketim ürünleri için modern pazarların payı 1980 yılında yüzde 51 iken 2000 yılında yüzde 83’e ulaşılmıştır. Modern perakende pazarlar, gıda ve gıda dışı ürünlerin arzı ve satışı için kanallar oluşturmaktadır. Modern perakende pazarların gelişmesi ve genişlemesi halinde moda markaları, markalı ürünler, markalı hizmetler ve lüks markaların satılabileceği alanlar da genişleyecektir.

 

Türkiye’de firmalar ürünlerini Markalaştırmak için neler yapmalıdır?

 

 Türkiye’nin dünya ticaretinde yüksek pay elde edebilmesi ve küresel rekabette başarılı olabilmesi için daha fazla marka yaratması gerekmektedir. Güçlü Türk markaları yaratmak için de devlet desteği ile markalaşma stratejileri geliştirilmesi gerekiyor.

 

Markalarımızın en kısa sürede maksimum büyüme için yönelmeleri gereken yollardan birinin de yurtdışı pazarlar olduğunu düşünmekteyiz. Türkiye dışındaki yeni pazarlar, sundukları sayısız fırsatla, markalara daha fazla sayıda tüketiciye ulaşma, yatırım yapma ve satışlarını arttırma olanağı tanımaktadır. Birleşik Markalar Derneği (BMD)’nin temel stratejisi, hedef pazar olarak Türkiye’nin komşularını ve yakın coğrafyadaki ülkeleri seçmektir. Avrupa ülkeleri yıllardır Türkiye’nin en önemli ticari partneri olmuştur. Ancak son iki yıldır, Ortadoğu, Balkanlar ve Afrika ülkelerine de özel bir önem verilmektedir. Gerçi Afrika ve Ortadoğu’da yaşanan son gelişmeler bu pazarlarla ilgili kararlarımızı gözden geçirmemizi gerektiriyor ancak sonuçta, bu ülkeler çok da uzak olmayan bir zaman diliminde yeniden yatırıma uygun hale gelecektir.

 

BMD olarak hazırladığımız ve 25’e yakın ülkeyi kapsayan “hedef ülkeler raporu”, üye firmalarımıza yol gösteren, başta perakende sektörü olmak üzere bu ülkelere ilişkin ayrıntılı bilgi sağlayan bir çalışma oldu. Bu raporlar, yeni pazarlara girişte üye markalarımızın kullanabilecekleri önemli bir bilgi kaynağıdır.

 

Marka ekonomisinin gelişmesi için neler olmalı?

 

Türkiye’de marka ekonomisinin gelişmesi için öncelikli hedeflerini sıralarken Turquality ve marka destek programlarını geliştirerek ve yaygınlaştırarak bölgesel ve küresel ölçekte tercih edilen Türk markalarının yaratılmasına ve markalı ihracatın arttırılmasının önemine ayrıca değinmeliyiz.

 

Temel olarak söyleyeceğimiz ise Türk Malı” (Made in Turkey) yerine “Türk Markası” (Turkish Brands) kavramının yaygınlaştırılması gerekliliği. Bunun için birlikte çalışılması ve kamuoyunun harekete geçirilmesi öncelikli koşul.

 

Diğer hedeflerimiz ise şöyle:

 

• İstanbul, kendi bölgesinde bir moda merkezi ve moda perakendesinin alışveriş merkezi haline getirilmeli. İstanbul Alışveriş Festivali güçlendirilmeli ve benzer organizasyonların etkisiyle “Marka – Şehir” hedefine ulaşılmalı.

 

• Türkiye bölgesinde piyasa yapıcı hale gelmeli ve yeni nesil serbest bölgelerle bir bakıma küçük Hong Kong’lar oluşturulmalı.

 

• Serbest ticaret ortamı yaratılmalı, ticaret önündeki engeller kaldırılmalı, küresel ticaret ve tedarik olanakları serbest bırakılmalı.

 

• Tasarım faaliyetleri markalı ekonomiye destek verecek şekilde devlet tarafından desteklenmeli.

 

Türk Markaları dünyada ne kadar tanınıyor?

 

Uluslararası marka olmanın önemli koşullarından biri yurtdışında markalaşabilmek, mağazalar açabilmektir. Bizim de hedefimiz, yurtdışında 2023 yılında 20 bin mağazaya ulaşmak, Türk markalarını sesini dünyanın her köşesinde duyurmaktır.

 

BMD’ye üye 79 marka 91 ülkede 2 bin 604 mağazaya sahip. Bu markaların ilk kez girdiği ülkeler arasında Abhazya, Benelüks ülkeleri, Gabon, İskoçya, Karayipler, Kolombiya, Kongo, Malta, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti, Nepal, Senegal gibi ülkeler var. Borç krizi nedeniyle zor günler geçiren Yunanistan’da bile BMD üyelerinin 21 mağazası bulunuyor.

 

Krizden Avrupa’ya oranla daha az etkilenen ve yüksek büyüme potansiyeli taşıyan Türkiye’nin çevre ülkeleri Türk markalarını en çok çeken ülkeler arasına yerleştiler.

 

Moda perakendesi alanında markalarımız dünyada en üst düzeyde rekabet edebilir durumdadır. Hedefimiz, üretici vasfımızı zamanla “üretici-organizatör tüccar” vasfına dönüştürmek, yurtdışında büyüyen Türk markalarının katma değer yaratan markalı ihracatlarını büyütmektir. Bunu da “Marka Ekonomisine Dönüşüm” olarak adlandırıyoruz. Avrupa’nın göbeğinde 60 milyar dolar hazır giyim ve deri mamulleri ihracatı yapan İtalya gibi, Türkiye de perakende ve modanın yarattığı katma değerle çok yüksek hazır giyim, tekstil ve deri ürünleri ihracatı yapabilmelidir.

 

Türk markaları artık taklit de ediliyor. Dünyadaki bilinirliğini artıran Türk markaları, uluslar arası marka tescili ile bu sorunu aşmaya çalışıyor. Kazakistan ve Rusya’daki taklit takım elbiseleri hukukî mücadele sonucunda toplatmayı başaran bazı BMD üyeleri diğer ülkelerde de taklit ürünlerini aramaya başladı.

 

 

Marka Tescili neden yapılır?

 

Markanın ön araştırması ve tescilinin uygun olup olmadığını ilişkin değerlendirme, marka tescili işleminin en önemli aşamasını oluşturuyor. Bu işlem profesyonel ve bilgi birikimine sahip deneyimli bir  firma tarafından yapılması gerekiyor. Çünkü başlangıçta iyi analiz edilmeyen ya da edilemeyen marka tescil başvurularının aylar sonra Enstitü tarafından reddedilmesi, tescil için başvuruda bulunan firmaları çok sıkıntılı bir duruma düşürüyor. Böyle istenmeyen bir durum, hem zaman hem de maddi açıdan marka tescili başvurunda bulunan firmalarının büyük kayıplar yaşamasına neden oluyor. Tescil başvurusunun, Türk Patent Enstitüsü tarafından incelenme ve değerlendirmesinin ardından marka, tescil için uygun görülürse ilan ediliyor.

 

Tescil başvuru aşamasından yaklaşık 5-6 ay sonra, tescil işleminin uygun görülmesi neticesinde marka, 3 ay süreliğine 3. Şahısların dikkatine resmi olarak ilan ediliyor.

 

İlan süresi içerisinde itiraz edilmeyen markaların tescili için yapılan başvurusu kabul edilir ve tescil başvuru dosyasında eksik olan evrakların tamamlanması ile birlikte, tescil ücretinin ödenmesi koşuluyla markanın tescili yapılıyor. Ayrıca yapılan işlemlerin ardından Tescil Belgesi düzenlenerek marka koruma altına alınıyor.

 

BMD iletişimden, mobilyaya mutfak malzemelerinden kozmetik ve ev tekstili dekorasyonuna varan alanlarda markalaşmanın öncüsü olmaya devam ediyor.

Leave a Reply